BİLAL YEŞİLKAYA

Okuduğunuz makale
GEL KEYFİM GEL!!
Anasayfa   /    Köşe Yazarları   /    Bilal Yeşilkaya   /    Gel keyfim gel!!

22 Nisan 2020 - 16:30

bilalyesilkaya@yozgatsonsoz.com

Bilal Yeşilkaya

BİLAL YEŞİLKAYA

Gel keyfim gel!!

GEL KEYFİM GEL!!

Korana tüm dünyanın başına bela oldu ölüm sayısı her geçen gün artıyor. Herkes kendi derdine düştü süper güçler bile dayanacak gibi görünmüyor. Devletler keselerinden halklarının bu süreci en iyi şekilde atlatması için milyon dolarları aktarıyorlar. Tabii bir de bu işin öte tarafı var yani virüsle mücadele elbette bir gün bitecek, belki de insanlığın bu savaşı uzun sürecek ama önemli olan sonrasına çok daha güçlü çıkabilmek. Bunu kim yapabilir, kim başarabilir onu isterseniz bir masaya yatıralım.

Biliyorsunuz geçen yıl seçimden sonra başlayan ekonomik sıkıntılarla uğraşırken karşımıza çıkan bu virüs belası sağlığımızı ciddi manada tehdit ederken, ekonomimize de ister istemez çok olumsuz yönde etkiledi. Devletin gelir kapılarının büyük bölümü kapandığı gibi, virüs nedeniyle alınan önlemler kapsamında işyerleri kapanan esnafa katkı sunabilmek için verilen destekler, iyileştirmeler devletin sırtındaki yükü de oldukça arttırdı.

Tabii ki bu süreçten güçlü çıkacaklar hem ekonomisi güçlü olan, hem bu kaos ortamını iyi yöneten ülkeler olacak. Ben ülkemizden birlik ve beraberlik adına sergilediğimiz tablolar nedeniyle ümit varım ama gel gör ki gerçekler öyle demiyor. Üretmeyen, devlet dairelerini liyakatsız insanlarla dolduran, siyaset makamlarına yine benim dediğimi desteklesin, fazla bir şey bilmesin, benden olsun, karşıma rakip çıkmasın gibi bir sistemle karşı karşıyayız.

Köyde çiftçilik yaparak üretime destek verecek, köyden kente göçü önleyecek olan yapıyı çocuklar illa okusun diye çökertmedik mi? Tabii cahil kalmayacağız, tabii ki okuyacağız, muasır medeniyetler seviyesine çıkmak için elimizden geleni yapacağız ama yani köyde üretimi de bitirmeyeceğiz. Zaten şu dönemde okumak kadar kolay ne var ki. Kitabı devlet veriyor, yurt vs. ondan sonra da üniversite kazanan, 4 yıllık fakülteyi bitiren ancak alanında iş bulamayan herkes devlete gözünü dikiyor. Bana bir koltuk makam verseler de ben de sırtımı devlete yaslasam diyen onlarca insan varken, yine bedava geçinmeyi kendine hayat tarzı edinen milyonlardan bahsederken bu korona belası sonrasında ortaya çıkacak tabloyu kestirmek fazla zor olmuyor gibi görünüyor.

Tabii korona işin görünen kısmı bir de buzdağının arkası var. Çalışanlara lafımız yok ama virüs ortamı bana göre işte bu liyakatsız, iş yapmak yerine yatmayı kendine hayat tarzı edinmiş ve zaten haksız geldiği makamlarda çalışmak yerine zamanını öldürmeyi seven siyasetçi, bürokrat, kurum müdürleri,  memur, işçi ne bileyim belediye başkanı gibilerin tam aradığı ortam mı ortaya çıktı diye düşünmüyor değilim. Tamam önlemler gereği esnek çalışma ortamı var, ister istemez hemen hemen tüm kurumlarda ciddi bir personel azaltıldı, herkes oturduğu yerden yönetim sergileme gibi bir yolu seçiyor ama ben genel olarak mantalitemizi eleştiriyorum. Korona ortaya çıkmadan önce de genel manada öyle bir yapı var iddiasında değilim ama liyakat konusunda oldukça ısrarlıyım ki, bu yatmadan daha çok sorumluluğunu yerine getirme gibi bir zaafiyeti ortaya çıkarttığı için ben bu mevcut ortama farklı bir gözle bakma yolunu tercih ettim.

Yozgat genelinden bakalım hani aman aman bir tabloyu çizebilmek adına aradan geçen zaman zarfında eldeki verilerle pek mümkün gözükmüyor. Çizilen onca pembe tabloya rağmen yine göç veren, yine ekonomik sorunlarını çözememiş, öğrenci gittiği zaman suyu çekilmiş limona dönen Yozgat’ta korona günleri hiç kuşkusuz yaşanılan sıkıntıları ciddi manada tırmandırdı. Evet ülke insanı olarak dayanışmamız çok iyi, güçlü güçsüzün yanında oluyor ama eğer bu devlet çökmeyecekse, eğer bu sıkıntıları atlatıp ülke olarak bu süreçten güçlü çıkacağımız düşünülüyorsa önce sistemi bir masaya yatırmalı, kendimizi tartıya çıkarmalı, acaba gel keyfim gel mantığıyla hangi kulun hakkına girdiğimizi, kaç yetimin hakkını yediğimizi düşünmemiz gerekecek.

Yoksa Devlet versin biz yiyelim, korona günlerinde olduğu gibi yatalım sonra da bu kriz ortamından çıkalım diye düşünmek hayalcilikten başka bir şey olmaz.

Tek gerçek var ki o da liyakat, makam ve mevkilere hak edenlerin, hakkı gözetenlerin getirilmesi.

Aksi takdirde toz pembe tablolar çizerek kendimizi kandırmaktan başka bir şey yapamayız.

MAKALEYE YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Makaleye hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ