SİNAN GÖZÜYAŞLI

Okuduğunuz makale
DERİN ENDİŞELER...
Anasayfa   /    Köşe Yazarları   /    Sinan Gözüyaşlı   /    Derin Endişeler...

08 Subat 2018 - 03:18

sinangozuyasli@yozgatsonsoz.com

Sinan Gözüyaşlı

SİNAN GÖZÜYAŞLI

Derin Endişeler...


Fark ettiniz mi? Ülkenin son 15-20 Yılında hiç konuşulmuyor, düşünürler ve sanatsal faaliyetler. Derinlerde bir tedirginlik. Aç kalabilme endişesi, can güvenliği, düşünür ve sanatçıları uzaklaştıran insani değerlerden. Ve suskunluk…
Siyaset gücünü, kudretini korku üzerinden sağlar. Bu korku ayrımları haklı kılar ve ayrılırız. Fakat düşünce ve sanat bu ayrımları önemsiz hale getirir. Korkusuz düşüncelerin ve estetiğin olmadığı kültürlerde toplumsal yarılmalar ve ayrılıklar daha da belirginleşir. Ortak değerlerden uzak, tahammülsüz bir toplum yetişir. Toplum değerleri alt üst olur. Sonra başlarız, bir zamanlar adamlık mertlik, saygı, muhabbet, insanlık vardı demeye.
Siyasetle, düşünce ve de sanat çatışır bazı zaman. Bu günlerde yaşadığımız gibi. Siyaset değerli olanın değil, önemli olanın peşindedir. Değerli olana itibar sağlar, önemli olana ise şöhret. İtibar emek ister, birikim ister ve liyakat ister. Siyasetçi kazanmak için değerleri liyakati yıkmış yok etmiş hiç bakmaz. Hedefi oy almak, şöhretli olmak için, düşünceyle sanatla zaman kaybetmez. Onun için şöhreti devam etsin yeter. Düşünce ve sanat ise önemli olan değil değerli olanı dikkate alır. Halk piyasası da değerli olan yerine, önemli olana itibar eder. Halk için sanat ve düşünce yorucudur. Bazen de zaman kaybı. Siyasetçilerin attığı nutuk, kahramanlık destanları daha caziptir. Ayrılıklardan uzak birlik için, camiada halkın tercihine rağmen, siyasetçinin, sanat ve düşünceye karşı antika dükkanına girmiş bir fil gibi değil, bir kuş gibi ürkek davranması gereklidir. Yani, siyaset kendi alanını belirlerken düşünce sanata saygı göstermeli ve daha edepli olmalıdır.
Hak siyaset ehline üç şey vermiştir. Güç, Kudret ve cesaret. Siyasetçilerin yüreği yani cesareti büyük olmalıdır. Hak, fikir ve zikir ehillerinin eline ise güç değil, kalemi, muhabbeti, merhameti vermiştir. Siyasetçi şöhretini ancak düşünceye ve sanata verdiği değerle itibara dönüştürebilir. Bunu bilmesi lazım. Yoksa şöhret geçici bir haz olarak kalır. Siyasetin, siyasetçinin gücü sanatın ve düşüncenin sesine kulak vermesiyle mümkün gözüküyor.
Edep yahu! dediğimiz çok oldu maalesef.
Şu dindarlık veya dincilik meselesi de ayrı bir konu. Son zamanda, devrin bazı dindarları da ahlakı ve ahlaksızlıkları bir kenara itip, edepten de uzaklaşır oldu. Ahlak kişisel, edep ise toplumsaldır. Toplumun riayet etmesi gereken kurallara adap yani edep, kişinin riayet etmesi gereken kurallara ahlak denir. Ahlaksızlıklar toplumda adabı yok etmekte, yozlaşma kişilerden başlayıp topluma yayılmaya devam etmektedir.
Devlet adamlığımı yoksa siyasetçilik mi? Yaşadığımız gerçekleri tahlil edersek, devlet adamlığı ile siyasetçi fark üzerine birkaç kelam etmek gerekir. Aralarında çok fark vardır. Siyasetçiler memleketin günlük meseleleriyle uğraşır, devlet adamları en az yüz yıllık meselelerle. Devlet adamlığı önemlidir. Devletin varlığı ve devamı da. Bunun bu güne yorumu ise “Hükümet şimdiyle meşgul olur, ama devlet geçmiş ve gelecekle” Hükmedebilmek devlet olunabileceği anlamına gelmez. Devlet olmak binlerce yıllık bir geleneğin devamıdır. Günlük karar ve kuralların devletin binlerce yıllık gelenek ve kurallarını yok etmesinin siyasetin adabında da yeri yoktur. Bu aykırılıktır. Maalesef bugün, hüküm sahiplerinin, hükmedenlerin devlet adamı olduğunu zannederek doğru kararlar vermelerini bekliyoruz. Aldanıyoruz.
Güncelde devlet adamlığı mevkiini kısa zamanda olsa işgal eden siyaset elemanları şımarmışlardır. Bu tarihin ve devlet felsefesinin idrakine hala varamamışlardır. Sarayların mevkilerini yükselteceğine kanaat getirmişlerdir. Hak nazarında yine aldanmışlardır.
Efendimiz Peygamberimize ilk seslenişin yeri Hıra değil miydi? Onun mabedi bir mağara değil miydi? Biz neyin peşindeyiz ki, şatafatlı gösterişli mekânlarda hak olanı arıyoruz? Mevkiimizle kibirlenip sanata, düşünceye ve kendinden olmayana yukarıdan bakıyoruz?
Endişeler, endişeler…
Çevresine, değerlerine, bilime, sanata ve düşünceye değer vermeyen, şöhret için, rey için uyutan, aldatan, ayrıştıran ve yıkan siyasetçilerin iş başında olduğu bir düzende, milletim için endişeliyim...
 

MAKALEYE YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Makaleye hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

https://www.google.com/url?sa=i&source=images&cd=&ved=2ahUKEwiX9KP-z8TjAhULJVAKHZ2WD9gQjRx6BAgBEAU&url=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Fpages%2Fcategory%2FCommunity%2FL%25C3%2596SEV-Erzincan-279994545523492%2F&psig=AOvVaw1UkkuWEqKSxXpnr3CXFFNi&ust=1563750789613772

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ